Red Bull Aslında Enerji İçeceği Satmıyor

Red Bull market raflarında enerji içeceği olarak yer alıyor olabilir. Ancak markanın son yirmi yılda yaptığı yatırımlara baktığımızda karşımıza farklı bir tablo çıkıyor.

Bir markanın ne sattığını anlamak için bazen ürününe değil, yaptığı işe bakmak gerekir.

Red Bull market raflarında enerji içeceği olarak yer alıyor olabilir. Ancak markanın son yirmi yılda yaptığı yatırımlara baktığımızda karşımıza farklı bir tablo çıkıyor.

Formula 1 takımları.

Futbol kulüpleri.

Belgeseller.

Ekstrem spor etkinlikleri.

YouTube içerikleri.

Kendi medya şirketi.

Bütün bunlar bir içecek markasının faaliyet alanı gibi görünmüyor.

Belki de bu yüzden Red Bull’u anlamanın en doğru yolu onu bir içecek şirketi olarak değil, bir medya markası olarak değerlendirmek.

Çünkü Red Bull bugün yalnızca enerji içeceği satmıyor.

Bir yaşam tarzı satıyor.

Bir duygu satıyor.

Bir hikâye satıyor.

Reklam Vermek Yerine Dikkat Üretmek

Geleneksel pazarlama uzun yıllar boyunca aynı mantık üzerine kuruldu.

Markalar reklam satın alır.

Tüketiciler reklamı izler.

Ürün satın alınır.

Ancak dijital çağ bu denklemi değiştirdi.

İnsanlar artık reklam görmek istemiyor.

İçerik görmek istiyor.

Red Bull bu dönüşümü birçok markadan önce fark etti.

Marka, ürününü anlatan reklamlara milyarlar harcamak yerine insanların izlemek isteyeceği içerikler üretmeye başladı.

Ve böylece dünyanın en başarılı içerik pazarlaması örneklerinden biri ortaya çıktı.

Red Bull Medıa House: Bir İçecek Markasının Medya Şirketi

2007 yılında kurulan Red Bull Media House, markanın dönüşümünde kritik rol oynadı.

Bu yapı;

belgeseller,

spor yayınları,

dijital içerikler,

dergiler,

sosyal medya videoları

üretmeye başladı.

Artık Red Bull yalnızca reklam veren bir marka değildi.

Kendi medyasını üreten bir yayıncıya dönüşmüştü.

Bu sayede insanlar markayla reklam aralarında değil, gönüllü olarak vakit geçirmeye başladı.

Dünyanın İzlediği Atlayış

2012 yılında Avusturyalı paraşütçü Felix Baumgartner uzayın sınırından Dünya’ya atladı.

Etkinlik canlı yayınlandı.

Milyonlarca kişi ekran başına geçti.

Atlayış spor tarihine geçti.

Ancak olayın pazarlama tarafı daha da dikkat çekiciydi.

Çünkü milyonlarca insan saatler boyunca bir Red Bull etkinliğini izliyordu.

Marka burada enerji içeceğinden hiç bahsetmedi.

Fakat herkes Red Bull’u konuşuyordu.

Modern pazarlamanın özeti belki de tam olarak buydu.

Formula 1: Bir Takımdan Fazlası

Bugün Formula 1 denildiğinde akla gelen ilk takımlardan biri Red Bull Racing.

Marka yalnızca sponsor olmakla yetinmedi.

Sporun merkezine yerleşti.

Max Verstappen’in başarıları, dünya şampiyonlukları ve Formula 1’in son yıllardaki yükselişi Red Bull’un görünürlüğünü daha da artırdı.

Fakat asıl önemli nokta şu:

İnsanlar Formula 1 izlerken aynı zamanda Red Bull markasını da deneyimliyor.

Bu görünürlük klasik reklam kampanyalarının sağlayamayacağı kadar güçlü.

Futbolda Kurulan Ağ

Red Bull’un spor yatırımları Formula 1 ile sınırlı değil.

Şirket yıllar içerisinde farklı ülkelerde futbol kulüpleri satın aldı veya kurdu.

RB Leipzig.

Red Bull Salzburg.

New York Red Bulls.

Bu kulüpler yalnızca sportif yatırımlar değil.

Aynı zamanda küresel marka görünürlüğünün parçaları.

Her maç, her transfer ve her başarı hikâyesi markanın anlatısını güçlendiriyor.

İçerik Çağında Kazanan Kim?

Bugün tüketiciler ürün özelliklerini saniyeler içinde karşılaştırabiliyor.

Bu nedenle markaların rekabet avantajı artık yalnızca ürünlerinde değil.

Anlattıkları hikâyelerde.

Red Bull’un başarısı da burada yatıyor.

Marka enerji içeceğinin içeriğini anlatmıyor.

Enerjinin temsil ettiği yaşam tarzını anlatıyor.

Macera.

Cesaret.

Performans.

Keşif.

Bu nedenle insanlar çoğu zaman üründen önce markayı hatırlıyor.

Markalar Red Bull’dan Ne Öğrenebilir?

Red Bull’un en önemli dersi şu olabilir:

Dikkat satın almak yerine dikkat üretmek.

Günümüzde insanlar reklam izlemek istemiyor.

Ancak iyi hikâyeler izlemek istiyor.

İyi içerikler tüketmek istiyor.

İlham veren deneyimlere tanıklık etmek istiyor.

Red Bull da tam olarak bunu sunuyor.

Sonuç

Birçok marka ürünlerini anlatmaya çalışıyor.

Red Bull ise insanların anlatmak istediği hikâyeler yaratıyor.

Belki de bu yüzden bugün dünyanın en başarılı enerji içeceği markalarından biri olmasının yanında, dünyanın en güçlü içerik üreticilerinden biri olarak da görülüyor.

Çünkü Red Bull aslında enerji içeceği satmıyor.

Dikkat satıyor.

Felix Baumgartner’ın uzay atlayışı sırasında YouTube canlı yayını aynı anda 8 milyondan fazla kişi tarafından izlendi ve toplam erişim on milyonlarca kişiye ulaştı.

Red Bull GmbH’nin 2023 yılı küresel reklam ve pazarlama harcamaları yaklaşık 1,9 milyar Euro seviyesinde. Ayrıca 2023 yılında dünya genelinde satılan Red Bull miktarı: 12 Milyar.

Red Bull’un yalnızca Instagram üzerindeki takipçi sayısı 15 milyondan fazla. Markanın rakiplerine göre içerik üretimi konusunda eli oldukça bol.

Merhaba 👋
pitchculture'a hoşgeldin.

Her ay, gelen kutunuza harika içerikler almak için kaydol!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir